Çok Uzakta Olan İnsanlarla Nasıl İletişim Kurmalısınız?

Bence önceliğiniz her zaman yakınınızda olan insanlar olmalı. Işi hep bulunduğunuz yerden doğru inşa etmenizi öneririm. Neden? Çünkü çok daha az maliyetli bir inşa olur. Peki, eğer ülke içinde uzaktaki kişi ile iletişime geçmek istersem ne yaparım? Diyelim ki uzaktaki arkadaşımın ismi Harun olsun.

Amacım, bakın burası çok önemli, once Harun’un İLGİsini kontrol etmektir.

Harun’un distributor olması veya müşteri olması ile ilgilenmiyorum şu anda.

Tek bir amacım var Harun’un ilgisini kontrol etmek.

Çünkü, ben şunu çok iyi biliyorum; eğer İLGİ varsa BİLGİyi servis edebilirim.

İlgisi olmayan adaylara BİLGİ servis edebilme şansınız var mı?

Tabi ki hayır.

Her şey bir WhatsApp veya Facebook Messenger yazılı haberleşmesi ile başlar bende genellikle.

-Harun’cum selam. Nasılsınsın? İyimisin? ..hoşbeşten sonra…”Harun’cum bana kargo adresini verir misin?” diye sorarım.

Harun doğal olaral şaşırabilir.

“Hayırdır Yavuz’um!?”

“Sen ver abi. Sana bi kargo göndereceğim” derim.

Adresi verir.

Harun’a sadece 1 adet (yani tek kullanımlık) ürün numunesi + 1 tane kitap gönderirim.

Burada hemen bir not düşmeliyim. Önemli!!! Distribütörlüğümü yapıyor olduğum firmamda üründen 1 hafta deneme ürünü veririrz. Bu bizim firmamızın sistemidir. Sizlerin de benzer bir aracı varsa bence harika. Mutlaka kullanın. Once ürünün tadını servis edin. Bırakın ilk işi ürün sizin adınıza yapsın. Bu benim öncelik verdiğim bir konu. Firmanızın planında eğer ki bir ürün ön deneyimi yaşatmak yok ise o zaman belki bir video gönderebilirsiniz veya yine belki bir kitapçık şeklinde tasarlanmış yol haritası kıvamında bir kitapçık gönderebilirsiniz. Bu arada benim çalışıryor olduğum firmada da herkes benim gibi yaklaşmıyor. Bu benim ısrarla kullandığım bir yaklaşım ve muhabbeti başlatma tekniğidir. Ve gayet de ciddi sonuçlar almışımdır. Yani benim yogurt yiyişimdir. Herkesin kendisine gore bir yogurt yiyişi de mutlaka vardır. Işinize yarayabileceğini düşündüğünüz yönlerini alın ve kullanın. Işinize yaramadığını düşündüğünüz yerleri varsa da atıp çöpe gitsin.

Bunların genel adı İLGİ YAKALAMA ARAÇLARI’dır!

Her zaman hatırlayın. Önce ilgiyi kontrol etmemiz gerekiyor.

Ilgi yakalama araçları bazen bir ürün, bazen video, bazen ses kaydı bazen de kitap, broşür vs olabilir. Ben İLGİ YAKALAMA ARACI olarak ürünün ta kendisini tercih ediyorum.

Sebebi de şu. Ileride Harun ile iş ortağı olarak el sıkışmamız durumunda ticaretini yapacak olduğumuz ürünler ile Harun’u tanıştırarak süreci başlatmak neden en iyi hamle olmasın ki? Bence gayet mantıklı olan bu. Potansiyel iş ortaklarımı ilk etapta ürünle tanıştırmak.

Ben bunun doğru olduğuna inanıyorum.

Ilk ürünü sadece tadına bakabilmesi için özellikle 1 tane gönderirim.

Olası beğenmeme durumunda diğer numunelerim çöpe gitmemeli.

O sebeple bir tane gönderirim.

Ürünün yanında şirketimi anlatan jenerik bilgi veren bir kitap gönderirim.

Amacım, dediğim gibi, Harun’un distributor olması değil veya müşteri olması değildir.

Buna kendisi karar verecek. Ben değil.

Amacım Harun’un İLGİ seviyesini ölçmektir.

Ilgi varsa daha sonra BİLGİ servis edebileceğim.

Harun’a şunu da söylerim.

“Harun’cum kargo eline geçince bana alo demeyi hatırlarsın değil mi?”

Eline geçince Harun beni arar.

Bu noktada yapmam gereken şey kartlarımı açık oynamak.

Harun’a şunu söylerim. “Harun’cum elindeki ürünü once iyice çalkalıyorsun. Sonra ağzını açıyorsun ve sadece dilinin ucu ile ürünün tadına bakıyorsun. Eğer tadını beğenmezsen direky olarak çöpe atıyorsun. Anlaştık mı?”

Bu yaklaşım şekli ofansif bir yaklaşım şekli değildir.

Insanlar kendilerine karşı bir taarruz harekatı hissetmezler.

Tam tersi hafifçe itişlerle yaklaşıyorum.

Önerilerle, tekliflerle yaklaşıyorum.

Amacım neydi? Her zaman hatırlayın. İLGİYİ KONTROL ETMEK!

Söylediğimiz cümleler insanları bize ya yaklastırır ya da uzaklaştırır.

Böyle söylediğinizde insanlar “eee güzelmiş…” diyip geri kalanını da içiyorlar.

Ama “Şunu iç. Bu çok yararlı” gibi bir şey söylemiş olsaydım eğer Harun’un bana yanıtı muhtemelen şu şekilde olacaktı: “Yavuz’cum ben bilmediğim şeyleri içmem!”

Dolayısı ile süreç gayet nezih, adil, kısaca güzel bir şekilde başlıyor.

Eğer sadece kitap gönderdiysem yani numune vs ürün yoksa, ya öyle bir imkanım yoksa, şunu söylerim.

“Elindeki kitabı bi kaç dakika inceler misin? Bakalım seni heyecanlandırabilecek bazı içeriklere rastlayabilecek misin?” Eğer seni heyecanlandırmadığını düşündüğün bir kitapsa bana kitabı karşı ödemeli kargo olarak göndermeni rica ediyorum.” Ancak,

“Yok kalsın incelerim” dersen kitap benim sana hediyem olsun.

Muhtemelen bu şekilde bir yaklaşımdan sonra “Yo yo, kalsın bi bakayım” diyebilecektir.

Ilgisini çekti.

Artık bundan sonra her aşamada aynen bunun gibi once bir sonraki aşamaya geçme konusundaki ilgiyi kontrol edip daha sonra bilgi servis edeceğim.

Yazı ile ilgili olumlu veya olumsuz her türlü övgü/eleştiriyi aşağıda Facebook yorum kısmı var. Oraya yazmayı sakın ama sakın unutmayın. Bunun için de sizlere ayrıca ve peşinen teşekkür ediyorum.

Ve..artı benim yazmış olduğum  Network Marketing Distribütörleri İçin Davet Formülü kitabı da ciddi şekilde yardımcı olabilir. Bu linke tıklayarak sipariş edebilirsiniz.